İşe İade Davalarında Arabulucuya Başvuru Zorunluluğu

  • Yayınlandı:
  • 3 dakika okuma

Arabuluculuk, genel olarak tarafların kendi iradeleriyle başvurabileceği bir uyuşmazlık çözüm yöntemi olmakla birlikte, belirli hukuki ihtilaflarda dava öncesinde zorunlu bir aşama olarak uygulanmaktadır. Bu zorunlu alanlardan biri de İş Hukuku kapsamında yer alan işe iade davalarıdır.

1. Zorunlu Arabuluculuk ve Başvuru Süresi

4857 sayılı İş Kanunu ve 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu uyarınca, iş sözleşmesi feshedilen işçi, fesih bildiriminde sebep gösterilmediği veya gösterilen sebebin geçerli bir sebep olmadığı iddiasıyla, fesih bildiriminin kendisine tebliği tarihinden itibaren bir ay içinde arabulucuya başvurmak zorundadır. Bu başvuru yapılmadan doğrudan dava açılması halinde, mahkeme dava şartının yerine getirilmediği gerekçesiyle davayı reddedecektir.

Burada dikkat edilmesi gereken en önemli hususlardan biri sürenin başlangıcıdır. Başvuru süresi, işverenin fesih işlemini gerçekleştirdiği tarihten değil, fesih bildiriminin işçiye tebliğ edildiği tarihten itibaren başlamaktadır. Bu süre hak düşürücü nitelikte olup, re’sen dikkate alınır ve tarafların bu süreyi kaçırmamaları büyük önem taşımaktadır.

2. Arabuluculuk Aşaması ve Anlaşma Koşulları

Arabuluculuk görüşmeleri sonucunda taraflar anlaşma sağladıkları takdirde, yapılan anlaşmanın hukuki geçerliliği açısından şu hususlara dikkat edilmesi gerekmektedir:

  • İşe başlatma tarihi net olarak belirlenmelidir.
  • Boşta geçen süre tazminatı: İşçinin çalışmadığı süre boyunca, en fazla dört aya kadar hak kazandığı ücret ve diğer parasal hakların miktarı belirtilmelidir.
  • İşe başlatmama tazminatı: İşverenin işçiyi kararlaştırılan tarihte işe başlatmaması halinde ödeyeceği tazminatın tutarı yazılmalıdır.

Bu unsurlar, anlaşma tutanağında eksiksiz olarak yer almazsa, anlaşma hukuken geçersiz sayılacak ve taraflar arasında ihtilaf devam edecektir. Anlaşmanın geçerli sayılabilmesi için tüm tarafların iradelerinin uyumlu olması gerekmektedir. Ayrıca, asıl işveren-alt işveren ilişkisi bulunan durumlarda, her iki işverenin de arabuluculuk görüşmelerine birlikte katılması ve uzlaşmaları gerekmektedir. 

Taraflardan birinin anlaşmaya yanaşmaması halinde işe iade talebi konusunda kesin bir uzlaşma sağlanamaz.

3. Arabuluculuk Aşamasında Anlaşma Sağlanamaması

Eğer arabuluculuk görüşmeleri sonucunda taraflar anlaşamazsa, arabulucu tarafından anlaşmazlık son tutanağı düzenlenir. İşe iade davası açabilmek için bu tutanağın mahkemeye sunulması gerekmektedir. Arabuluculuk aşamasında anlaşma sağlanamaması halinde işe iade davası, son tutanağın düzenlendiği tarihten itibaren iki hafta içinde açılmalıdır. Şayet bu süre içinde dava açılmazsa işçinin işe iade talebi hakkı sona erer.

Arabulucuya başvurmadan doğrudan mahkemeye işe iade davası açılması halinde mahkeme, hiçbir inceleme yapmadan davayı usulden reddedecektir. Bununla birlikte, arabuluculuk başvurusu yapılmasına rağmen son tutanak dava dilekçesine eklenmezse, mahkeme davacıya bir haftalık kesin süre verir. Bu süre içinde son tutanak dosyaya sunulmazsa dava yine usulden reddedilecektir.

Sonuç

İşe iade davalarında arabuluculuk, dava şartı olarak kabul edilmiş olup, işçilerin ve işverenlerin bu süreci doğru ve dikkatli yönetmeleri önemlidir. Başvuru ve dava açma sürelerine dikkat edilmemesi, hak kayıplarına yol açabileceği gibi, anlaşma aşamasında hukuki eksiklikler de ihtilafın devam etmesine neden olabilir.