Günümüzde sağlık hizmetleri, bireylerin hayat kalitesini doğrudan etkileyen kritik bir alan olarak öne çıkmaktadır. Ancak, tıbbi müdahalelerde yaşanan hatalar, hem hasta hem de doktor açısından ciddi hukuki ve cezai sorumluluklar doğurabilmektedir.
Malpraktis, doktorun tıbbi standartlara uygun hareket etmemesi, gerekli özen ve dikkati göstermemesi sonucu hastaya zarar veren tıbbi hata olarak tanımlanır. Bunun aksine, tıbbi standartlara uygun bir müdahale sonrasında kaçınılmaz olarak ortaya çıkan olumsuz durumlar “komplikasyon” olarak adlandırılır ve doktorun sorumluluğunda kabul edilmez.
Her tıbbi müdahale belirli riskler içermektedir. Bazı durumlarda doktorlar tüm dikkat ve özeni göstermelerine rağmen hastada istenmeyen sonuçlar ortaya çıkabilir. Bu kaçınılmaz sonuçlar, yani komplikasyonlar, doktorun sorumluluğu dışındadır. Ancak doktorun, komplikasyonu zamanında tespit edip doğru yönetmesi beklenir.
Buna karşın, doktorun tıbbi standartlara aykırı hareket etmesi veya komplikasyon yönetimini gereği gibi yapmaması halinde, cezai sorumluluğu gündeme gelebilir. Malpraktis nedeniyle doktorlar, taksirle yaralama veya taksirle ölüme sebebiyet verme gibi suçlardan sorumlu tutulabilir.
Malpraktis ve Cezai Sorumluluk
Doktorlar şu durumlarda cezai sorumluluk altına girebilir:
- Tıbbi standartlara uygun müdahalede bulunmamaları,
- Gerekli özeni ve dikkati göstermemeleri,
- Komplikasyon yönetimini doğru yapmamaları.
Bu gibi hallerde doktor, “taksirle yaralama” veya “taksirle ölüme sebebiyet verme” suçlarından sorumlu tutulabilir.
Malpraktis Halinde Soruşturma İzni
Doktorlar hakkında ceza soruşturması yürütülmesi şu şekilde düzenlenmiştir:
- Kamu ve özel hastanelerde çalışan doktorlar için soruşturma izni, Sağlık Bakanlığı Mesleki Sorumluluk Kurulu tarafından verilir.
- Soruşturma izni verilmeden ceza davası açılamaz.
- Kurul kararlarına Ankara Bölge İdare Mahkemesi’ne itiraz edilebilir.
Bu düzenleme ile önceden yalnızca kamu hastanelerinde çalışan doktorlar için geçerli olan soruşturma izni şartı, özel hastanelerde çalışan doktorlar için de zorunlu hale getirilmiştir.
Malpraktis ve Türk Ceza Kanunu
Taksirle ölüme sebebiyet verme suçu TCK 85. madde kapsamında değerlendirilir ve cezalar şu şekildedir:
- Bir kişinin taksirle ölümüne neden olan kişi iki yıldan altı yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
- Fiil, birden fazla ölüme veya yaralanma ile neticelenirse ceza iki yıldan onbeş yıla kadar hapis cezası olabilir.
Taksirle yaralama suçu TCK 89. madde kapsamındadır:
- Taksirle yaralama sonucu mağdurun sağlığı kalıcı olarak bozulursa ceza bir kat arttırılır.
- Suçun çoğula karşı işlenmesi halinde altı aydan üç yıla kadar hapis cezası uygulanabilir.
Ayrıca, TCK 53/6 maddesi uyarınca doktorlar, üç aydan az, üç yıldan fazla olmamak kaydıyla meslekten men cezası alabilirler.
Sonuç
Malpraktis, doktorun mesleki dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı hareket etmesi sonucu hastaya zarar vermesi durumudur. Ancak, doktorun tıbbi standartlara uygun hareket etmesine rağmen ortaya çıkan komplikasyonlar doktorun sorumluluğu dışındadır.
Yasa ile getirilen düzenleme sayesinde, doktorlar hakkında ceza soruşturması başlatılabilmesi için Sağlık Bakanlığı Mesleki Sorumluluk Kurulu’ndan izin alınması gerekmektedir.
Taksirle yaralama ve öldürme suçlarına ilişkin cezalar, doktorun kusuru ve sonuç arasındaki illiyet bağına göre belirlenmektedir.