7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu, asıl işveren-alt işveren ilişkisi kapsamında işe iade davalarında, tarafların hak ve menfaatlerini korumak amacıyla arabuluculuğu dava şartı olarak getirmiştir. Kanun, bu ilişkide arabuluculuğa başvurulmasının zorunluluğunu belirtirken, ilişkinin geçersiz veya muvazaalı olup olmadığına dair bir ayrım yapmamaktadır. Bu nedenle, alt işveren işçisinin işe iade talebiyle arabulucuya başvurduğunda, hem asıl işverenin hem de alt işverenin arabuluculuk görüşmelerine birlikte katılması gerekmektedir.
Arabuluculuk süreci sadece alt işverenle sürdürülmüşse ve bu sürecin sonunda işçi hem asıl hem de alt işveren aleyhine işe iade davası açmışsa, davanın usulden reddedilmesi gerekmektedir. 7036 sayılı Kanun’un 3. maddesi uyarınca, arabulucuya başvurulmadan dava açıldığı tespit edilirse, herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın dava şartı yokluğu nedeniyle reddi zorunludur. Bu reddin kesinleşmesi sonrasında işçi, tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde asıl işveren ve alt işveren aleyhine birlikte arabulucuya başvurabilir.
Yargıtaya göre, işe iade davalarında asıl işveren ile alt işveren arasında şekli anlamda zorunlu dava arkadaşlığı bulunmaktadır. Arabuluculuk dava şartı olarak düzenlendikten sonra, sadece alt işverene başvurulmuş olması, asıl işvereni yargılama aşamasına dahil etmeye yetmemektedir. Bu nedenle, asıl işveren ve alt işverene birlikte arabuluculuk başvurusunda bulunulmamışsa, yargılama sürecinde eksiklik sonradan giderilemez.
Sonuç olarak, işe iade davalarında arabuluculuk sürecinin her iki işvereni de kapsaması zorunludur. Aksi halde, asıl işveren yargılama dışında bırakılacak ve hukuki dinlenilme hakkı ihlal edilmiş olacaktır. Bu sebeple, işçinin hak arama özgürlüğü korunurken, kanunun öngördüğü prosedüre de uyulmalıdır.