<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Genel arşivleri - YAZICI + Partners Avukatlık Bürosu</title>
	<atom:link href="https://yazicipartners.com/yayinlar/category/genel/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://yazicipartners.com/yayinlar/category/genel/</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Tue, 20 May 2025 10:06:56 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.8.1</generator>

<image>
	<url>https://yazicipartners.com/wp-content/uploads/2025/01/YAZICI-Partners-2-64x64.png</url>
	<title>Genel arşivleri - YAZICI + Partners Avukatlık Bürosu</title>
	<link>https://yazicipartners.com/yayinlar/category/genel/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Emsal Yargıtay Kararı Çerçevesinde Sadece Hesaba Para Gelmesinin Dolandırıcılık Suçunu Oluşturup Oluşturmayacağının Değerlendirilmesi</title>
		<link>https://yazicipartners.com/yayinlar/yargitay-11-ceza-dairesi-emsal-karari-cercevesinde-sadece-hesaba-para-gelmesinin-dolandiricilik-sucunu-olusturup-olusturmayacaginin-degerlendirilmesi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[mfy_admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 20 May 2025 10:01:26 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://yazicipartners.com/?p=2715</guid>

					<description><![CDATA[<p>Sadece Hesaba Para Gelmesi Dolandırıcılık Suçunu Oluşturmaz: Yargıtay 11. Ceza Dairesi’nin 04.06.2024 Tarihli Kararının Değerlendirilmesi Giriş Dolandırıcılık suçu, Türk Ceza Kanunu’nun 157 ve 158. maddelerinde düzenlenmiş olup failin, bir kimseyi hileli davranışlarla aldatarak onun veya başkasının zararına kendisine veya üçüncü kişiye yarar sağlaması durumunda oluşur. Ancak uygulamada en çok tartışılan meselelerden biri, bu suçun manevi [&#8230;]</p>
<p><a href="https://yazicipartners.com/yayinlar/yargitay-11-ceza-dairesi-emsal-karari-cercevesinde-sadece-hesaba-para-gelmesinin-dolandiricilik-sucunu-olusturup-olusturmayacaginin-degerlendirilmesi/">Emsal Yargıtay Kararı Çerçevesinde Sadece Hesaba Para Gelmesinin Dolandırıcılık Suçunu Oluşturup Oluşturmayacağının Değerlendirilmesi</a> yazısı ilk önce <a href="https://yazicipartners.com">YAZICI + Partners Avukatlık Bürosu</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p style="font-weight: 400;"><strong>Sadece Hesaba Para Gelmesi Dolandırıcılık Suçunu Oluşturmaz: Yargıtay 11. Ceza Dairesi’nin 04.06.2024 Tarihli Kararının Değerlendirilmesi</strong></p>
<ul>
<li style="font-weight: 400;"><strong>Giriş</strong></li>
</ul>
<p style="font-weight: 400;">Dolandırıcılık suçu, Türk Ceza Kanunu’nun 157 ve 158. maddelerinde düzenlenmiş olup failin, bir kimseyi hileli davranışlarla aldatarak onun veya başkasının zararına kendisine veya üçüncü kişiye yarar sağlaması durumunda oluşur. Ancak uygulamada en çok tartışılan meselelerden biri, bu suçun manevi ve maddi unsurlarının ne zaman tam olarak oluştuğudur. Özellikle üçüncü kişilerin hesaplarına gelen paralar nedeniyle “dolandırıcılık suçu”nun oluşup oluşmadığı konusu sık sık yargıya intikal etmektedir.</p>
<p style="font-weight: 400;">Yargıtay 11. Ceza Dairesi’nin 04.06.2024 tarihli ve bozma kararı niteliğindeki ilamı, bu noktada önemli bir içtihat oluşturarak, <strong>sadece hesaba para gelmesinin tek başına dolandırıcılık suçunun oluşumu için yeterli olmadığını</strong> açık bir şekilde ortaya koymuştur.</p>
<ul>
<li style="font-weight: 400;"><strong>Kararın Özeti</strong></li>
</ul>
<p style="font-weight: 400;">Kararda; sanığın kendi hesabına başka şahıslar tarafından para gönderilmesi olayında, bu eylemin sanığın iradesiyle planlandığına veya dolandırıcılık fiilinin asli unsurlarına bilerek iştirak ettiğine dair yeterli, kesin ve şüpheden uzak delil bulunmadığı vurgulanmıştır. Sanığın, hesabına para gönderilmesi dışında dolandırıcılık fiiline iştirak ettiğine dair bir kanıt sunulamaması nedeniyle mahkûmiyet kararı hukuka aykırı bulunmuştur.</p>
<p style="font-weight: 400;">Yargıtay, yerel mahkemenin hükmünü bu gerekçelerle <strong>bozmuş</strong> ve yalnızca dolandırıcılıktan elde edilen paranın sanığın hesabına aktarılmasının suçun oluşumu için <strong>tek başına yeterli olmadığını</strong> açıkça ifade etmiştir.</p>
<ul>
<li style="font-weight: 400;"><strong>Hukuki Değerlendirme</strong></li>
</ul>
<ol>
<li style="font-weight: 400;"><strong>Maddi Unsur Bakımından İnceleme</strong></li>
</ol>
<p style="font-weight: 400;">Dolandırıcılık suçunun maddi unsurunu, failin hileli davranışları ile mağdurun iradesinin sakatlanması sonucunda bir malvarlığı zararının doğması ve failin bu suretle haksız bir menfaat elde etmesi oluşturur. Kararda belirtildiği üzere, sanığın dolandırıcılığa konu hileli hareketlerin planlanması, gerçekleştirilmesi veya yönlendirilmesi gibi eylemlerle bağlantısı yoksa, sadece hesabına para gelmiş olması <strong>dolandırıcılık suçunun maddi unsurunu tamamlamaz.</strong></p>
<ol start="2">
<li style="font-weight: 400;"><strong>Manevi Unsur ve Kast</strong></li>
</ol>
<p style="font-weight: 400;">Dolandırıcılık suçu kasten işlenebilen bir suçtur. Bu nedenle failin dolandırıcılık kastı ile hareket etmesi gerekir. Yargıtay bu kararında, sanığın eylemleri dolayısıyla suç kastının bulunduğuna dair yeterli delilin sunulmadığını, bu nedenle <strong>şüpheden sanık yararlanır</strong> ilkesinin uygulanması gerektiğini ifade etmiştir.</p>
<ol start="3">
<li style="font-weight: 400;"><strong>İştirak Hükümleri ve Yardım Etme</strong></li>
</ol>
<p style="font-weight: 400;">Yargıtay, kararında ayrıca suçun icrasında sanığın rolünün ancak yardım etme kapsamında değerlendirilebileceğini, bunun da doğrudan fail gibi cezalandırılmasını gerektirmeyeceğini ifade etmiştir. Bu değerlendirme, Türk Ceza Kanunu’nun 39. maddesinde düzenlenen yardım etme fiillerinin sınırlarını netleştirme açısından önemlidir.</p>
<ul>
<li style="font-weight: 400;"><strong>Sonuç</strong></li>
</ul>
<p style="font-weight: 400;">Yargıtay 11. Ceza Dairesi’nin bu kararı, suçun unsurlarının doğru tespiti ve cezai sorumluluğun sınırlandırılması açısından önem taşımaktadır. Karar, her hesaba para girişinin otomatik olarak failin dolandırıcılık suçuna iştirak ettiği anlamına gelmeyeceğini vurgulamakta ve “şüpheden sanık yararlanır” ilkesinin altını çizmektedir.</p>
<p style="font-weight: 400;">Bu karar, özellikle dolandırıcılık gibi organize suçlarda, suçla bağlantısı sınırlı olan kişilerin ceza hukukunun koruma alanı dışında tutulmasını sağlamaktadır. Ayrıca banka hesaplarının kullanılması suretiyle işlenen suçlara dair yargılamalarda <strong>kişisel kast, iştirak iradesi ve somut delil</strong> arayışının önemini yeniden hatırlatmaktadır.</p>
<p style="font-weight: 400;">
<p><a href="https://yazicipartners.com/yayinlar/yargitay-11-ceza-dairesi-emsal-karari-cercevesinde-sadece-hesaba-para-gelmesinin-dolandiricilik-sucunu-olusturup-olusturmayacaginin-degerlendirilmesi/">Emsal Yargıtay Kararı Çerçevesinde Sadece Hesaba Para Gelmesinin Dolandırıcılık Suçunu Oluşturup Oluşturmayacağının Değerlendirilmesi</a> yazısı ilk önce <a href="https://yazicipartners.com">YAZICI + Partners Avukatlık Bürosu</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Yargıtay İçtihatları Birleştirme Kararı Hakkında Bilgi Notu</title>
		<link>https://yazicipartners.com/yayinlar/yargitay-ictihatlari-birlestirme-karari-hakkinda-bilgi-notu/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[mfy_admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 16 May 2025 17:08:10 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://yazicipartners.com/?p=2712</guid>

					<description><![CDATA[<p>Yargıtay Birinci Başkanlığı tarafından 16 Mayıs 2025 tarihinde yayımlanan bilgilendirme notu, 2024/1 esas numaralı içtihatların birleştirilmesi talebi doğrultusunda Yargıtay İçtihatları Birleştirme Büyük Genel Kurulu tarafından alınan önemli bir kararı kamuoyuna duyurmuştur. Toplantıda ele alınan konu, uygulamada sıkça karşılaşılan arsa payı karşılığı inşaat sözleşmelerine ilişkindir. Özellikle bu tür sözleşmeler uyarınca yükleniciye devredilen taşınmazların, yüklenici tarafından üçüncü [&#8230;]</p>
<p><a href="https://yazicipartners.com/yayinlar/yargitay-ictihatlari-birlestirme-karari-hakkinda-bilgi-notu/">Yargıtay İçtihatları Birleştirme Kararı Hakkında Bilgi Notu</a> yazısı ilk önce <a href="https://yazicipartners.com">YAZICI + Partners Avukatlık Bürosu</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p style="font-weight: 400;">Yargıtay Birinci Başkanlığı tarafından 16 Mayıs 2025 tarihinde yayımlanan bilgilendirme notu, 2024/1 esas numaralı içtihatların birleştirilmesi talebi doğrultusunda Yargıtay İçtihatları Birleştirme Büyük Genel Kurulu tarafından alınan önemli bir kararı kamuoyuna duyurmuştur.</p>
<p style="font-weight: 400;">Toplantıda ele alınan konu, uygulamada sıkça karşılaşılan arsa payı karşılığı inşaat sözleşmelerine ilişkindir. Özellikle bu tür sözleşmeler uyarınca yükleniciye devredilen taşınmazların, yüklenici tarafından üçüncü kişilere satılması veya ipotek tesis edilmesi hâlinde, sonradan sözleşmenin geçersizliğinin tespiti veya feshi durumunda üçüncü kişilerin kazanımlarının hukuki güvenlik çerçevesinde korunup korunamayacağı meselesi tartışılmış, bu konuda yapılan müzakereler sonucunda, “Yargıtay Altıncı Hukuk Dairesi Başkanlığı’nın görüşünden dönülmesi gerektiği” yönünde bir içtihat birleştirme kararı verilmiştir. Bu karar, arsa payı karşılığı inşaat sözleşmelerinde üçüncü kişilerin tapu kayıtlarına güvenerek kazandıkları hakların, sözleşmenin geçersizliği durumunda nasıl değerlendirileceğine dair önemli bir hukuki içtihadı ortaya koymaktadır.</p>
<p style="font-weight: 400;">Kararın tam metni Resmî Gazete’de yayımlandıktan sonra ilgili kurumlara ayrıca gönderilecektir. Bilgilendirme notu, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı, Hukuk ve Ceza Genel Kurulu Başkanlıkları, tüm hukuk ve ceza daire başkanlıkları ile basın bürosuna iletilmek üzere dağıtıma çıkarılmıştır.</p>
<p style="font-weight: 400;">
<p><a href="https://yazicipartners.com/yayinlar/yargitay-ictihatlari-birlestirme-karari-hakkinda-bilgi-notu/">Yargıtay İçtihatları Birleştirme Kararı Hakkında Bilgi Notu</a> yazısı ilk önce <a href="https://yazicipartners.com">YAZICI + Partners Avukatlık Bürosu</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Yapay Zeka ile Oluşturulan Eserlerin Hukuki Durumu: Telif Hakları Açısından Bir Değerlendirme</title>
		<link>https://yazicipartners.com/yayinlar/yapay-zeka-ile-olusturulan-eserlerin-hukuki-durumu-telif-haklari-acisindan-bir-degerlendirme/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[mfy_admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 16 May 2025 15:09:56 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://yazicipartners.com/?p=2706</guid>

					<description><![CDATA[<p>Giriş Yapay zeka teknolojilerinin baş döndürücü gelişimi, hukuk dünyasında da birçok soruyu beraberinde getirmektedir. Bunların başında, yapay zeka tarafından üretilen içeriklerin telif hakkı kapsamına girip girmediği, giriyorsa bu hakkın kime ait olacağı sorusu gelmektedir. 2024 ve 2025 yıllarında, yapay zekaların sanat eserleri, müzikler, yazılar ve hatta yazılımlar üretmesi artık günlük hayatın bir parçası haline gelmiştir. [&#8230;]</p>
<p><a href="https://yazicipartners.com/yayinlar/yapay-zeka-ile-olusturulan-eserlerin-hukuki-durumu-telif-haklari-acisindan-bir-degerlendirme/">Yapay Zeka ile Oluşturulan Eserlerin Hukuki Durumu: Telif Hakları Açısından Bir Değerlendirme</a> yazısı ilk önce <a href="https://yazicipartners.com">YAZICI + Partners Avukatlık Bürosu</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p style="font-weight: 400;"><strong>Giriş</strong></p>
<p>Yapay zeka teknolojilerinin baş döndürücü gelişimi, hukuk dünyasında da birçok soruyu beraberinde getirmektedir. Bunların başında, yapay zeka tarafından üretilen içeriklerin telif hakkı kapsamına girip girmediği, giriyorsa bu hakkın kime ait olacağı sorusu gelmektedir. 2024 ve 2025 yıllarında, yapay zekaların sanat eserleri, müzikler, yazılar ve hatta yazılımlar üretmesi artık günlük hayatın bir parçası haline gelmiştir. Peki bu eserler hukuken nasıl korunur?</p>
<p><strong>1. Telif Hakkı Kavramı ve Mevzuattaki Yeri</strong></p>
<p style="font-weight: 400;">5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu&#8217;na (FSEK) göre, bir eserin telif hakkına konu olabilmesi için &#8220;sahibinin hususiyetini taşıması&#8221; ve &#8220;bir fikir ve sanat ürünü&#8221; olması gerekir. Ancak bu tanım, doğrudan insan yaratıcılığını esas alır. Yapay zekalar ise insan olmayan, algoritmalara dayanan üretim sistemleridir.</p>
<p><strong>2. Yapay Zeka Tarafından Üretilen Eserler: Eser Sayılır mı?</strong></p>
<p style="font-weight: 400;">Yapay zeka tarafından üretilen bir görsel, müzik ya da yazı eseri, klasik anlamda “eser” midir? Burada temel sorun, yaratıcı iradenin insana mı yoksa algoritmaya mı ait olduğudur. Hukuki yorumlar genel olarak şu üç ihtimali değerlendirir:</p>
<p style="font-weight: 400;">&#8211; İnsan müdahalesi yüksekse: İnsan, yapay zekayı sadece bir araç olarak kullanıyorsa (örneğin, sanatçının çizimi için bir yapay zeka uygulamasını yönlendirmesi gibi), ortaya çıkan ürün telif hakkı kapsamına alınabilir ve hakkın sahibi insan olur.<br />
&#8211; Tam otomatik üretim varsa: İnsan müdahalesi olmadan tamamen algoritmalar tarafından üretilmiş bir içerikte, güncel hukukta bir &#8220;hak sahibi&#8221; belirlenmesi oldukça güçtür. Çoğu ülke hukuku, bu durumda telif hakkı tanımaz.</p>
<p style="font-weight: 400;">&#8211; Ortak yaratıcılık: Bazı hukukçular, yapay zekayı yaratıcı süreçte bir &#8220;ortak&#8221; olarak değerlendirmeyi önermektedir. Ancak bu yaklaşım, mevcut mevzuatla uyumlu değildir ve yeni düzenlemelere ihtiyaç duyulmaktadır.</p>
<ol start="3">
<li style="font-weight: 400;"><strong>Uluslararası Uygulamalar</strong></li>
</ol>
<p style="font-weight: 400;">&#8211; ABD: Telif Hakkı Ofisi, 2023 yılında verdiği bir kararla, yapay zeka tarafından otomatik oluşturulan eserlere telif hakkı verilmeyeceğini açıklamıştır. Ancak insan katkısının açıkça görüldüğü örneklerde sınırlı koruma mümkündür.</p>
<p style="font-weight: 400;">&#8211; AB: Avrupa Birliği henüz net bir yasal düzenleme yapmamış olmakla birlikte, yapay zeka ile üretilen içerikler için etik ve telif çerçevesi oluşturma çalışmalarını sürdürmektedir.<br />
&#8211; Birleşik Krallık: Bazı durumlarda, yapay zeka ile oluşturulan eserlerde telif hakkının, yapay zekayı çalıştıran kişiye ait olabileceği yönünde yorumlar yapılmaktadır.</p>
<p><strong>4. Türkiye’de Mevzuat ve İhtiyaçlar</strong></p>
<p style="font-weight: 400;">Türkiye’de henüz yapay zeka üretimi özelinde bir telif düzenlemesi bulunmamaktadır. FSEK, insan iradesine dayalı eserleri esas aldığından, yapay zeka üretimleri gri alanda kalmaktadır. Bu nedenle: mevzuatın güncellenmesi, yapay zeka destekli eserler için yeni koruma kategorileri oluşturulması ve üretim sürecinde insan katkısının belirlenmesi için teknik kriterlerin getirilmesi önerilmektedir.</p>
<p><strong>5. Sonuç ve Öneriler</strong></p>
<p style="font-weight: 400;">Yapay zeka ile üretilen eserler, hukuk sistemleri açısından yeni bir sınavdır. Mevcut sistemler bu gelişmelere ayak uydurmakta zorlanmaktadır. Türkiye de dahil olmak üzere pek çok ülkede, bu alanda kapsamlı düzenlemelere ihtiyaç vardır. Yapay zekanın bir araç mı yoksa bağımsız bir üretici mi olduğu sorusu, önümüzdeki yıllarda hukukçuların üzerinde sıkça tartışacağı bir konu olmaya devam edecektir.</p>
<p><a href="https://yazicipartners.com/yayinlar/yapay-zeka-ile-olusturulan-eserlerin-hukuki-durumu-telif-haklari-acisindan-bir-degerlendirme/">Yapay Zeka ile Oluşturulan Eserlerin Hukuki Durumu: Telif Hakları Açısından Bir Değerlendirme</a> yazısı ilk önce <a href="https://yazicipartners.com">YAZICI + Partners Avukatlık Bürosu</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Rekabet Kurulu&#8217;ndan İdari Para Cezası</title>
		<link>https://yazicipartners.com/yayinlar/rekabet-kurulundan-idari-para-cezasi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[mfy_admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 02 May 2025 06:09:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://yazicipartners.com/?p=2702</guid>

					<description><![CDATA[<p>Giriş Rekabet Kurulu, ambalajlı su sektöründe faaliyet gösteren Erikli Su ve Meşrubat Sanayi ve Ticaret AŞ (bundan böyle “Erikli”) ile Pınar Su ve İçecek Sanayi ve Ticaret AŞ’ye (bundan böyle “Pınar”) yönelik olarak gerçekleştirdiği ön araştırma ve devamında yapılan soruşturma neticesinde, her iki şirketin de 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun’un 4. maddesini ihlal ettiğine [&#8230;]</p>
<p><a href="https://yazicipartners.com/yayinlar/rekabet-kurulundan-idari-para-cezasi/">Rekabet Kurulu&#8217;ndan İdari Para Cezası</a> yazısı ilk önce <a href="https://yazicipartners.com">YAZICI + Partners Avukatlık Bürosu</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<ol>
<li><strong>Giriş</strong></li>
</ol>
<p>Rekabet Kurulu, ambalajlı su sektöründe faaliyet gösteren Erikli Su ve Meşrubat Sanayi ve Ticaret AŞ (bundan böyle “Erikli”) ile Pınar Su ve İçecek Sanayi ve Ticaret AŞ’ye (bundan böyle “Pınar”) yönelik olarak gerçekleştirdiği ön araştırma ve devamında yapılan soruşturma neticesinde, her iki şirketin de 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun’un 4. maddesini ihlal ettiğine hükmetmiştir. Bu kapsamda: Erikli’ye 21.112.944,62 TL, Pınar’a ise 4.944.273,65 TL tutarında idari para cezası uygulanmasına karar verilmiştir.</p>
<p style="font-weight: 400;"><strong>2. Hukuki Çerçeve</strong></p>
<p><strong>2.1. 4054 Sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun</strong></p>
<p style="font-weight: 400;">İhlal tespiti, 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesine dayandırılmıştır:</p>
<p style="font-weight: 400;"><em>“Belirli bir mal veya hizmet piyasasında doğrudan veya dolaylı olarak rekabeti kısıtlamayı amaçlayan ya da bu etkiyi doğuran teşebbüsler arası her türlü anlaşma, uyumlu eylem ve teşebbüs birliği kararları hukuka aykırı ve yasaktır.”</em></p>
<p style="font-weight: 400;">Bu madde kapsamında yasaklanan davranışlar arasında şunlar yer alır:</p>
<ul style="font-weight: 400;">
<li>Fiyat tespiti veya tavsiye fiyatlar aracılığıyla dolaylı fiyat koordinasyonu,</li>
<li>Müşteri ve bölge paylaşımı,</li>
<li>Üretim veya arzın kısıtlanması,</li>
<li>Rekabete hassas bilgilerin paylaşımı.</li>
</ul>
<p style="font-weight: 400;">Kanun, rekabet ihlali için yazılı bir anlaşma yapılmasını şart koşmamaktadır; uyumlu eylemler de yaptırım altına alınmıştır.</p>
<p><strong>2.2. İlgili Piyasa ve Ekonomik Analiz</strong></p>
<p style="font-weight: 400;">Kurul’un kararında “ilgili ürün pazarı” olarak ambalajlı su pazarı; coğrafi pazar olarak ise ulusal düzeyde pazar tanımlanmıştır. Ambalajlı su pazarı, yüksek yoğunlaşma derecesi ve dağıtım kanalları itibarıyla rekabet ihlallerine açık bir sektördür. Tüketiciler açısından fiyat elastikiyeti düşük, markaya bağlılık yüksek olan bu pazarda, büyük oyuncuların davranışları pazarı doğrudan etkileyebilmektedir.</p>
<p style="font-weight: 400;"><strong>3. İhlalin Tespiti ve Değerlendirme</strong></p>
<p style="font-weight: 400;">Rekabet Kurulu tarafından yapılan değerlendirmede, Erikli ve Pınar’ın, satış fiyatlarına ilişkin bilgi paylaşımında bulundukları, belli bölgelerde pazar paylaşımı yaptıkları ve bayi/agente teşvik sistemleri aracılığıyla paralel fiyatlama uygulamaları oluşturdukları tespit edilmiştir.</p>
<p style="font-weight: 400;">İhlaller, aşağıdaki gerekçelere dayandırılmıştır:</p>
<ul style="font-weight: 400;">
<li>Fiyat koordinasyonu ve bilgi alışverişi: Bayiler üzerinden toplanan fiyat verilerinin rakip teşebbüslerle paylaşılması.</li>
<li>Uyumlu eylem niteliği: Aralarında açık bir yazılı anlaşma olmasa dahi, rekabete hassas bilgilerin sistematik olarak paylaşılması yoluyla rekabetin kısıtlanması.</li>
<li>Etkin rekabetin sınırlanması: Tüketicilere yansıyan fiyat artışları, pazarda rekabetin azalması ve yenilikçiliğin engellenmesi.</li>
</ul>
<p><strong>4. Hukuki Yollar ve Şirketlerin Savunma Hakları</strong></p>
<p style="font-weight: 400;">İlgili karar, tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içinde Ankara İdare Mahkemeleri nezdinde dava konusu edilebilir. Şirketler bu süreçte:</p>
<ul style="font-weight: 400;">
<li>Kararın usule uygunluğu (örneğin savunma hakkına riayet edilip edilmediği),</li>
<li>İhlalin varlığına ilişkin delillerin yeterliliği ve güvenilirliği,</li>
<li>Uygulanan cezanın orantılılığı gibi hususlara dayanarak yargı yoluna başvurabilirler.</li>
</ul>
<p style="font-weight: 400;">Yargı denetimi sırasında yürütmenin durdurulması talep edilmesi mümkündür, ancak bunun için telafisi güç zarar ve açık hukuka aykırılık unsurlarının ispatı gerekmektedir.</p>
<p><strong>5. Sonuç ve Değerlendirme</strong></p>
<p style="font-weight: 400;">Rekabet Kurulu’nun Erikli ve Pınar’a yönelik kararı, ambalajlı su piyasasındaki rekabet dinamiklerine yönelik önemli bir müdahale niteliğindedir. Karar; sektörde faaliyet gösteren diğer teşebbüsler açısından da rekabet uyum programlarının gözden geçirilmesi, dağıtım kanalları üzerindeki kontrol mekanizmalarının şeffaflaştırılması ve özellikle rekabete hassas veri paylaşımının sınırlandırılması gerekliliğine işaret etmektedir.</p>
<p style="font-weight: 400;">İlgili kararın yargı denetiminden geçip geçmeyeceği ilerleyen süreçte belli olacaktır. Ancak bu tür kararlar, sadece cezalandırıcı değil, aynı zamanda önleyici ve düzenleyici bir işlev de taşımakta; piyasa oyuncularına açık bir uyarı niteliği taşımaktadır.</p>
<p style="font-weight: 400;">
<p><a href="https://yazicipartners.com/yayinlar/rekabet-kurulundan-idari-para-cezasi/">Rekabet Kurulu&#8217;ndan İdari Para Cezası</a> yazısı ilk önce <a href="https://yazicipartners.com">YAZICI + Partners Avukatlık Bürosu</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Çevre Hukuku Perspektifinden İklim Değişikliği ile Mücadelede Devletlerin Uluslararası Sorumluluğu</title>
		<link>https://yazicipartners.com/yayinlar/cevre-hukuku-perspektifinden-iklim-degisikligi-ile-mucadelede-devletlerin-uluslararasi-sorumlulugu/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[YAZICI + Partners]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 07 Apr 2025 11:59:36 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://yazicipartners.com/?p=2699</guid>

					<description><![CDATA[<p>Giriş İklim değişikliği, yalnızca çevresel bir kriz değil; aynı zamanda insan hakları, ekonomik kalkınma ve uluslararası barış açısından da küresel bir tehdit olarak kabul edilmektedir. Devletlerin iklim değişikliği ile mücadeledeki yükümlülükleri ve bu yükümlülüklerin ihlali durumunda doğabilecek uluslararası sorumlulukları, günümüz uluslararası hukukunun en tartışmalı ve dinamik alanlarından birini teşkil etmektedir. Bu makalede, devletlerin iklim değişikliği [&#8230;]</p>
<p><a href="https://yazicipartners.com/yayinlar/cevre-hukuku-perspektifinden-iklim-degisikligi-ile-mucadelede-devletlerin-uluslararasi-sorumlulugu/">Çevre Hukuku Perspektifinden İklim Değişikliği ile Mücadelede Devletlerin Uluslararası Sorumluluğu</a> yazısı ilk önce <a href="https://yazicipartners.com">YAZICI + Partners Avukatlık Bürosu</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Giriş</strong></p>
<p>İklim değişikliği, yalnızca çevresel bir kriz değil; aynı zamanda insan hakları, ekonomik kalkınma ve uluslararası barış açısından da küresel bir tehdit olarak kabul edilmektedir. Devletlerin iklim değişikliği ile mücadeledeki yükümlülükleri ve bu yükümlülüklerin ihlali durumunda doğabilecek uluslararası sorumlulukları, günümüz uluslararası hukukunun en tartışmalı ve dinamik alanlarından birini teşkil etmektedir. Bu makalede, devletlerin iklim değişikliği bağlamında uluslararası sorumluluğu incelenecek, mevcut antlaşmalar ve yargı kararları ışığında durum değerlendirilecektir.</p>
<p><strong>Devletlerin Çevresel Yükümlülükleri</strong></p>
<ol>
<li><strong> Genel Hukuki Çerçeve</strong></li>
</ol>
<p>Devletlerin çevreyi koruma yükümlülüğü, hem teamül hukuku hem de çok taraflı çevre anlaşmaları aracılığıyla düzenlenmiştir. Özellikle Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi (UNFCCC) ve Paris Anlaşması, devletlerin iklim değişikliği ile mücadelede alması gereken önlemleri belirlemektedir.</p>
<ul>
<li><strong>UNFCCC (1992):</strong> Taraf devletler sera gazı emisyonlarını azaltmak ve iklim değişikliğinin olumsuz etkilerine karşı uyum sağlamakla yükümlü kılınmıştır.</li>
<li><strong>Paris Anlaşması (2015):</strong> Küresel sıcaklık artışını sanayi öncesi seviyelere göre 1.5°C ile sınırlandırmak amacıyla her devletin ulusal katkı beyanları (NDC) hazırlamasını ve uygulamasını öngörmektedir.</li>
</ul>
<ol start="2">
<li><strong> Önleme Yükümlülüğü</strong></li>
</ol>
<p>Uluslararası çevre hukukunun temel ilkelerinden biri olan &#8220;önleme ilkesi&#8221;, devletlerin kendi yetki alanları içindeki faaliyetlerin başka devletlere veya uluslararası topluma zarar vermesini engelleme yükümlülüğünü ifade eder. Bu ilke, özellikle Trail Smelter Tahkimi (1938/1941) ve sonrasında Birleşmiş Milletler Çevre ve Kalkınma Bildirgesi (Rio Bildirgesi, 1992) ile teyit edilmiştir.</p>
<p><strong>Devletlerin Sorumluluğu: İhlal ve Sonuçları</strong></p>
<ol>
<li><strong> Devletin Sorumluluğunu Doğuran Unsurlar</strong></li>
</ol>
<p>Uluslararası sorumluluk rejimi, Uluslararası Adalet Divanı&#8217;nın (UAD) <em>Gabcíkovo-Nagymaros</em> davasında da vurguladığı gibi, üç temel unsura dayanır:</p>
<ul>
<li><strong>Uluslararası hukukun ihlali</strong></li>
<li><strong>İhlal ile zarar arasında illiyet bağı</strong></li>
<li><strong>Sorumluluğu doğuran fiilin devletle atfedilebilir olması</strong></li>
</ul>
<p>İklim değişikliği bağlamında, özellikle yüksek sera gazı emisyonları veya yetersiz azaltım tedbirleri nedeniyle meydana gelen zararların bu unsurlar çerçevesinde değerlendirilmesi mümkündür.</p>
<ol start="2">
<li><strong> Zararın Niteliği ve Tazminat</strong></li>
</ol>
<p>İklim değişikliği sonucu meydana gelen zararlar genellikle dolaylı, uzun vadeli ve sınır aşan niteliktedir. Bu durum, zarar ile fiil arasındaki illiyet bağının tespitinde ciddi güçlükler doğurmakta, böylece sorumluluk mekanizmasının işlemesini zorlaştırmaktadır.</p>
<p>Buna rağmen, özellikle Küçük Ada Devletleri (SIDS) gibi iklim değişikliğinden en çok etkilenen ülkeler, büyük emisyon salan devletlere karşı zararlarının tazmini için uluslararası hukuk yollarına başvurulması gerektiğini savunmaktadır.</p>
<p><strong>Güncel Gelişmeler: Advisory Opinions ve Davalar</strong></p>
<ul>
<li><strong>Uluslararası Adalet Divanı&#8217;nın (ICJ) Danışma Görüşü Talebi (2023):</strong> Pasifik Ada Devletleri&#8217;nin girişimiyle, iklim değişikliği nedeniyle devletlerin yükümlülüklerinin belirlenmesi için ICJ&#8217;den danışma görüşü talep edilmiştir.</li>
<li><strong>Vanuatu İnisiyatifi:</strong> Küçük ada devletleri, iklim adaleti sağlanması için devletlerin sera gazı emisyonlarına dayalı sorumluluklarının uluslararası hukuk nezdinde açıkça tespit edilmesi yönünde çaba sarf etmektedir.</li>
<li><strong>Milieudefensie v. Shell (2021):</strong> Hollanda mahkemesi, özel şirketlere yönelik iklim yükümlülükleri belirlerken devletlerin benzer sorumluluklarına da atıfta bulunmuş ve devletlerin iklim değişikliği ile mücadelede aktif yükümlülüklerini vurgulamıştır.</li>
</ul>
<p><strong>Değerlendirme ve Sonuç</strong></p>
<p>İklim değişikliği ile mücadelede devletlerin sorumluluğu, uluslararası hukukun evrilen bir alanı olmaya devam etmektedir. Önleme yükümlülüğünün güçlendirilmesi, sorumluluğun yalnızca doğrudan zararlar için değil, uzun vadeli iklim etkileri için de genişletilmesi gerekmektedir.</p>
<p>Bu bağlamda aşağıdaki öneriler önem arz etmektedir:</p>
<ul>
<li><strong>Yasal Standartların Netleştirilmesi:</strong> Uluslararası hukukta iklim değişikliğine özgü açık ve bağlayıcı yükümlülüklerin oluşturulması,</li>
<li><strong>Özel Yargı Organlarının Kurulması:</strong> İklim uyuşmazlıklarının çözümüne yönelik özel mahkemeler veya tahkim mekanizmalarının oluşturulması,</li>
<li><strong>Adil Sorumluluk Paylaşımı:</strong> Tarihsel emisyonlar ve mevcut ekonomik güç dengeleri dikkate alınarak adil bir yük paylaşımı sisteminin kurulması.</li>
</ul>
<p>İklim değişikliği, uluslararası toplumun ortak mücadelesini gerektiren bir sorun olmakla birlikte, devletlerin bireysel yükümlülükleri de giderek daha fazla önem kazanmaktadır. Mevcut dinamikler ışığında, iklim hukuku alanında köklü bir dönüşüm kaçınılmaz görünmektedir.</p>
<p><a href="https://yazicipartners.com/yayinlar/cevre-hukuku-perspektifinden-iklim-degisikligi-ile-mucadelede-devletlerin-uluslararasi-sorumlulugu/">Çevre Hukuku Perspektifinden İklim Değişikliği ile Mücadelede Devletlerin Uluslararası Sorumluluğu</a> yazısı ilk önce <a href="https://yazicipartners.com">YAZICI + Partners Avukatlık Bürosu</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Yapay Zekâ Sistemlerinin Ceza Hukuku Bağlamında Sorumluluğu: Güncel Bir İnceleme</title>
		<link>https://yazicipartners.com/yayinlar/yapay-zeka-sistemlerinin-ceza-hukuku-baglaminda-sorumlulugu-guncel-bir-inceleme/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[YAZICI + Partners]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 01 Apr 2025 11:45:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://yazicipartners.com/?p=2694</guid>

					<description><![CDATA[<p>Giriş Son yıllarda yapay zekâ teknolojilerinin hızlı gelişimi, hukukun çeşitli alanlarında olduğu gibi ceza hukuku sahasında da önemli tartışmaları beraberinde getirmiştir. Özellikle özerk karar alma yeteneğine sahip sistemlerin, insan müdahalesi olmaksızın fiillerde bulunabilmesi, klasik ceza hukuku sorumluluğunun temel dayanakları olan kusur, irade ve kast kavramlarının yeniden değerlendirilmesini zorunlu kılmıştır. Bu çalışmada, yapay zekâ sistemlerinin ceza [&#8230;]</p>
<p><a href="https://yazicipartners.com/yayinlar/yapay-zeka-sistemlerinin-ceza-hukuku-baglaminda-sorumlulugu-guncel-bir-inceleme/">Yapay Zekâ Sistemlerinin Ceza Hukuku Bağlamında Sorumluluğu: Güncel Bir İnceleme</a> yazısı ilk önce <a href="https://yazicipartners.com">YAZICI + Partners Avukatlık Bürosu</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Giriş</strong></p>
<p>Son yıllarda yapay zekâ teknolojilerinin hızlı gelişimi, hukukun çeşitli alanlarında olduğu gibi ceza hukuku sahasında da önemli tartışmaları beraberinde getirmiştir. Özellikle özerk karar alma yeteneğine sahip sistemlerin, insan müdahalesi olmaksızın fiillerde bulunabilmesi, klasik ceza hukuku sorumluluğunun temel dayanakları olan kusur, irade ve kast kavramlarının yeniden değerlendirilmesini zorunlu kılmıştır. Bu çalışmada, yapay zekâ sistemlerinin ceza hukuku bakımından sorumluluğu sorunu incelenecek, mevcut doktrinsel yaklaşımlar tartışılacak ve olası çözüm önerileri değerlendirilecektir.</p>
<p><strong>Yapay Zekâ Sistemlerinin Hukuki Niteliği</strong></p>
<p>Yapay zekâ sistemlerinin ceza hukuku bakımından sorumluluğunun tartışılabilmesi için öncelikle bu sistemlerin hukuki niteliğinin tespiti gereklidir. Mevcut Türk Hukuku&#8217;nda ve karşılaştırmalı hukukta, yapay zekâ sistemlerine bağımsız bir hukuk süjesi statüsü tanınmış değildir. Bu doğrultuda yapay zekâ, halen bir &#8220;eşya&#8221; veya &#8220;yardımcı araç&#8221; olarak değerlendirilmekte; fiilleri de doğrudan sistemin geliştiricisine, kullanıcısına veya sahibine atfedilmektedir.</p>
<p>Ancak, özellikle &#8220;güçlü yapay zekâ&#8221; (Artificial General Intelligence &#8211; AGI) sistemlerinin gelişimiyle birlikte, sistemlerin öngörülemez ve özerk hareketleri arttıkça, mevcut sorumluluk rejimlerinin yetersiz kaldığı yönünde görüşler güçlenmektedir.</p>
<p><strong>Ceza Hukuku Perspektifinden Sorumluluk</strong></p>
<ol>
<li><strong> Kusur ve İrade Şartı</strong></li>
</ol>
<p>Türk Ceza Kanunu&#8217;nun (TCK) temel prensiplerinden biri, suçun oluşabilmesi için failin kusurlu olmasını, yani iradeye dayalı bir fiilde bulunmasını şart koşmasıdır (TCK m. 21-23). Yapay zekâ sistemleri ise hukuki anlamda bir irade ve şuurdan yoksundur. Bu durum, doğrudan yapay zekânın ceza sorumluluğunun kabul edilmesini engellemektedir.</p>
<ol start="2">
<li><strong> Aracın Sorumluluğu Kapsamında Değerlendirme</strong></li>
</ol>
<p>Yapay zekâ sisteminin bir araç olarak kullanılması halinde, klasik araç sorumluluğu hükümleri uygulanabilecektir. Tıpkı bir silahın veya motorlu taşıtın kullanılması gibi, yapay zekanın bir fiilin icrasında araç olarak kullanılması, kusurlu insan failin sorumluluğunu doğurur.</p>
<p>Bu bağlamda, yapay zekâ tarafından işlenen zararlı eylemler, programlayan, kullanan veya denetim yükümlülüğü altında olan kişilerin kusuru çerçevesinde değerlendirilecektir.</p>
<ol start="3">
<li><strong> Dolaylı Failiyet ve İhmal Suretiyle Sorumluluk</strong></li>
</ol>
<p>Özellikle otomasyon seviyesinin yüksek olduğu sistemlerde, doğrudan fail bulunmadığı durumlarda, &#8220;ihmal suretiyle işlenen suçlar&#8221; kapsamında sorumluluk doğabilir. TCK m. 88 ve devamı hükümleri çerçevesinde, gerekli dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranan kişilerin ihmali hareketleri suçun oluşumuna sebebiyet verebilir.</p>
<p>Örneğin, bir otonom aracın yanlış yazılım güncellemesi nedeniyle ölüme sebebiyet vermesi hâlinde, yazılım mühendisi veya sistem sahibi, gerekli dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranışları sebebiyle &#8220;taksirle öldürme&#8221; (TCK m. 85) suçundan sorumlu tutulabilecektir.</p>
<p><strong>Uluslararası Yaklaşımlar</strong></p>
<p>Avrupa Komisyonu 2020 yılında yayımladığı &#8220;Yapay Zekâ İçin Etik Rehber&#8221; çerçevesinde, yapay zekâ sistemlerinin hukuk düzeninde doğrudan sorumluluğuna ilişkin tartışmaları gündeme getirmiştir. Ayrıca, Avrupa Parlamentosu 2021 yılında yayımladığı raporda &#8220;elektronik kişilik&#8221; (electronic personality) kavramını tartışmaya açmış; ancak bu yönde henüz bağlayıcı bir düzenleme yapılmamıştır.</p>
<p>ABD hukukunda ise, yapay zekanın sebep olduğu zararlar bakımından daha çok &#8220;ürün sorumluluğu&#8221; hukuku mekanizmaları kullanılmakta, ceza hukuku çerçevesinde doğrudan bir yapay zekâ sorumluluğu tartışması bulunmamaktadır.</p>
<p><strong>Değerlendirme ve Sonuç</strong></p>
<p>Yapay zekâ sistemlerinin ceza hukuku bakımından doğrudan fail olarak kabul edilmesi, günümüz hukuki altyapısı ve temel prensipleri ile bağdaşmamaktadır. Bununla birlikte, sistemlerin öngörülemez davranışlarının artması, dolaylı sorumluluk mekanizmalarının güçlendirilmesini ve yeni hukuki çözümler geliştirilmesini zorunlu kılmaktadır.</p>
<p>Bu bağlamda, aşağıdaki öneriler geliştirilebilir:</p>
<ul>
<li><strong>Yasal Düzenleme:</strong> Yapay zekanın kullanımına ilişkin olarak özen yükümlülüklerini ve ihlal durumlarında doğacak cezai sonuçları belirleyen açık kanuni düzenlemeler yapılmalıdır.</li>
<li><strong>Denetim Mekanizmaları:</strong> Yapay zeka sistemlerinin tasarım, geliştirme ve kullanım aşamalarında bağımsız denetim kurumlarının yetkilendirilmesi sağlanmalıdır.</li>
<li><strong>Sigorta Sistemi:</strong> Olası zararların tazmini için Zorunlu Yapay Zekâ Sigortası gibi mekanizmalar oluşturulmalıdır.</li>
</ul>
<p>Netice itibarıyla, ceza hukukunun insan iradesine dayalı klasik yapısı ile yapay zekânın özerk işleyişi arasındaki uyumsuzluk, gelecekte daha derin tartışmaları ve reform taleplerini beraberinde getirecektir.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><a href="https://yazicipartners.com/yayinlar/yapay-zeka-sistemlerinin-ceza-hukuku-baglaminda-sorumlulugu-guncel-bir-inceleme/">Yapay Zekâ Sistemlerinin Ceza Hukuku Bağlamında Sorumluluğu: Güncel Bir İnceleme</a> yazısı ilk önce <a href="https://yazicipartners.com">YAZICI + Partners Avukatlık Bürosu</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>AİHM Farhad Mehdiyev v. Azerbaycan Kararı İncelemesi</title>
		<link>https://yazicipartners.com/yayinlar/aihm-farhad-mehdiyev-v-azerbaycan-karari-incelemesi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[YAZICI + Partners]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 19 Mar 2025 00:13:54 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://yazicipartners.com/?p=2683</guid>

					<description><![CDATA[<p>Giriş 18 Mart 2025 tarihinde Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM), Farhad Mehdiyev v. Azerbaycan (Başvuru No: 36057/18) kararını açıklamış ve başvurucunun özel hayatına yapılan müdahaleyi Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi&#8217;nin (AİHS) 8. maddesi kapsamında değerlendirmiştir. Mahkeme, Azerbaycan Barosu tarafından başvurucunun avukatlık mesleğini icrasının sona erdirilmesinin &#8220;hukuka uygunluk&#8221; ilkesine aykırı olduğuna hükmetmiştir. Olaylar ve Başvuru Süreci Başvurucu [&#8230;]</p>
<p><a href="https://yazicipartners.com/yayinlar/aihm-farhad-mehdiyev-v-azerbaycan-karari-incelemesi/">AİHM Farhad Mehdiyev v. Azerbaycan Kararı İncelemesi</a> yazısı ilk önce <a href="https://yazicipartners.com">YAZICI + Partners Avukatlık Bürosu</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Giriş</strong></p>
<p>18 Mart 2025 tarihinde Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM), Farhad Mehdiyev v. Azerbaycan (Başvuru No: 36057/18) kararını açıklamış ve başvurucunun özel hayatına yapılan müdahaleyi Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi&#8217;nin (AİHS) 8. maddesi kapsamında değerlendirmiştir. Mahkeme, Azerbaycan Barosu tarafından başvurucunun avukatlık mesleğini icrasının sona erdirilmesinin &#8220;hukuka uygunluk&#8221; ilkesine aykırı olduğuna hükmetmiştir.</p>
<p><strong>Olaylar ve Başvuru Süreci</strong></p>
<p>Başvurucu Farhad Mehdiyev, 2009 yılında Azerbaycan Barolar Birliği’ne (ABA) kabul edilerek avukatlık yapma hakkı kazanmış, 2012 yılında bilimsel ve akademik çalışmalara odaklanmak amacıyla kendi isteğiyle meslekten ayrılmıştır. Ancak 2016 yılında ABA’ya yeniden kabul edilmiş ve avukatlık yeminini etmiştir. Yalnızca birkaç gün sonra ABA tarafından, 2009-2012 yılları arasında ödenmemiş aidatlar gerekçesiyle üyeliği iptal edilmiştir.</p>
<p>Mehdiyev, bu kararın hukukiliğine itiraz ederek yerel mahkemelerde dava açmış, ancak iç hukuk yollarından sonuç alamamış ve AİHM’ye başvurmuştur.</p>
<p><strong>Hukuki Değerlendirme</strong></p>
<ol>
<li><strong> AİHS Madde 8’in Uygulanabilirliği</strong></li>
</ol>
<p>Mahkeme, olayda AİHS Madde 8’in (özel hayata saygı hakkı) uygulanabilir olduğuna karar vermiştir. Zira avukatlık mesleğinin icrasına son verilmesi, bireyin profesyonel hayatını, sosyal ilişkilerini ve kişisel gelişimini doğrudan etkilemektedir. AİHM, daha önce Namazov v. Azerbaycan ve Bagirov v. Azerbaycan kararlarında da benzer değerlendirmeler yapmıştır.</p>
<ol start="2">
<li><strong> Müdahalenin “Hukuka Uygunluk” Unsuru</strong></li>
</ol>
<p>AİHM, ABA’nın, Mehdiyev’in üyeliğini aidat borcuna dayanarak iptal etmesinin Azerbaycan yasalarına uygun şekilde yapılmadığını tespit etmiştir. Azerbaycan Avukatlar Kanunu’nun 23. maddesi gereğince, aidat borcu nedeniyle bir avukatın mesleğini icra hakkının sona erdirilebilmesi için mutlaka bir mahkeme kararı gerekmektedir. Ancak ABA, doğrudan kendi inisiyatifiyle üyelik kararını geri almıştır. Mahkeme, bu işlemin öngörülebilir ve yasal bir dayanağa sahip olmadığına ve bu nedenle keyfi olduğuna hükmetmiştir.</p>
<ol start="3">
<li><strong> Meşru Amaç ve Demokratik Toplumda Gereklilik Unsurları</strong></li>
</ol>
<p>AİHM, uyuşmazlığı “hukuka uygunluk” kriteri yönünden çözümlediği için müdahalenin meşru bir amaca dayanıp dayanmadığını ve demokratik toplumda gerekli olup olmadığını ayrıca incelememiştir.</p>
<p><strong>Sonuç ve Tazminat</strong></p>
<p>Mahkeme, AİHS Madde 8’in ihlal edildiğine hükmetmiş ve başvurucuya 4.500 Euro manevi tazminat ile 1.500 Euro yargılama gideri ödenmesine karar vermiştir. Mahkeme, ayrıca başvurucunun mesleğe geri kabul edilmesine ilişkin spesifik bir tedbir öngörmemiş, bu konuda Azerbaycan makamlarının inisiyatifine bırakmıştır.</p>
<p><strong>Değerlendirme</strong></p>
<p>Farhad Mehdiyev kararı, avukatların meslekten çıkarılması ya da meslek icra haklarının sınırlandırılmasında “hukuki güvenlik” ve “öngörülebilirlik” ilkelerinin ne denli önemli olduğunu göstermektedir. Ayrıca bu karar, Azerbaycan’daki avukatlık mesleğinin bağımsızlığına ilişkin endişeleri yeniden gündeme getirmiştir. Kararda öne çıkan temel unsur, ABA&#8217;nın bir mahkeme kararı olmaksızın doğrudan meslekten çıkarma yetkisini kullanmasının AİHS’e aykırı bulunmasıdır.</p>
<p><strong>Sonuç</strong></p>
<p>Farhad Mehdiyev v. Azerbaycan kararı, hem Azerbaycan iç hukukunun avukatlık mesleğinin icrasına ilişkin düzenlemelerinin AİHS standartlarına uyumunu sorgulatmakta hem de baroların meslekten çıkarma gibi ağır yaptırımları uygularken hangi prosedürel güvencelere riayet etmeleri gerektiğini açıkça ortaya koymaktadır.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><a href="https://yazicipartners.com/yayinlar/aihm-farhad-mehdiyev-v-azerbaycan-karari-incelemesi/">AİHM Farhad Mehdiyev v. Azerbaycan Kararı İncelemesi</a> yazısı ilk önce <a href="https://yazicipartners.com">YAZICI + Partners Avukatlık Bürosu</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Menkul Satış Sözleşmelerinde Döviz Cinsinden veya Dövize Endeksli Ödemeye Yeniden İzin Verilmesine Dair Düzenleme</title>
		<link>https://yazicipartners.com/yayinlar/doviz-cinsinden-odemeye-izin/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[YAZICI + Partners]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 07 Mar 2025 13:36:44 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://yazicipartners.com/?p=2680</guid>

					<description><![CDATA[<p>1. Düzenlemenin Konusu Hazine ve Maliye Bakanlığı, 6 Mart 2025 tarihi itibarıyla menkul satış sözleşmelerinde Türk lirası ile ödeme zorunluluğunu kaldırarak, döviz cinsinden veya dövize endeksli ödemelere yeniden izin veren bir düzenleme yapmıştır. Bu değişiklik, Türkiye&#8217;deki ticari faaliyetlerde esnekliği artırmayı ve uluslararası işlemleri kolaylaştırmayı amaçlamaktadır. 2. Düzenlemenin İçeriği Düzenleme, menkul satış sözleşmelerine ilişkin ödeme koşullarında [&#8230;]</p>
<p><a href="https://yazicipartners.com/yayinlar/doviz-cinsinden-odemeye-izin/">Menkul Satış Sözleşmelerinde Döviz Cinsinden veya Dövize Endeksli Ödemeye Yeniden İzin Verilmesine Dair Düzenleme</a> yazısı ilk önce <a href="https://yazicipartners.com">YAZICI + Partners Avukatlık Bürosu</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h3 data-start="121" data-end="153"><strong data-start="125" data-end="151">1. Düzenlemenin Konusu</strong></h3>
<p data-start="154" data-end="508">Hazine ve Maliye Bakanlığı, 6 Mart 2025 tarihi itibarıyla menkul satış sözleşmelerinde Türk lirası ile ödeme zorunluluğunu kaldırarak, döviz cinsinden veya dövize endeksli ödemelere yeniden izin veren bir düzenleme yapmıştır. Bu değişiklik, Türkiye&#8217;deki ticari faaliyetlerde esnekliği artırmayı ve uluslararası işlemleri kolaylaştırmayı amaçlamaktadır.</p>
<h3 data-start="510" data-end="544"><strong data-start="514" data-end="542">2. Düzenlemenin İçeriği</strong></h3>
<p data-start="545" data-end="678">Düzenleme, menkul satış sözleşmelerine ilişkin ödeme koşullarında önemli değişiklikler getirmiştir. Başlıca hükümler şu şekildedir:</p>
<ul data-start="680" data-end="2198">
<li data-start="680" data-end="997">
<p data-start="683" data-end="722"><strong data-start="683" data-end="720">Döviz Cinsinden Ödeme Serbestisi:</strong></p>
<ul data-start="726" data-end="997">
<li data-start="726" data-end="880">Menkul satış sözleşmeleri kapsamında taraflar, ödeme işlemlerini Türk lirası yerine yabancı para birimleri (USD, EUR vb.) ile gerçekleştirebilecektir.</li>
<li data-start="884" data-end="997">Taraflar arasında mutabık kalınması halinde, sözleşme bedelleri doğrudan döviz cinsinden belirlenebilecektir.</li>
</ul>
</li>
</ul>
<ul data-start="680" data-end="2198">
<li data-start="999" data-end="1346">
<p data-start="1002" data-end="1042"><strong data-start="1002" data-end="1040">Dövize Endeksli Sözleşmelere İzin:</strong></p>
<ul data-start="1046" data-end="1346">
<li data-start="1046" data-end="1223">Menkul satış sözleşmelerinde bedellerin Türk lirası olarak belirlenmesi zorunluluğu kaldırılmış, ancak bedelin döviz kuruna endekslenerek hesaplanmasına olanak sağlanmıştır.</li>
<li data-start="1227" data-end="1346">Böylece, fiyat istikrarını korumak isteyen taraflar için kur dalgalanmalarına karşı koruma mekanizması sunulmuştur.</li>
</ul>
</li>
</ul>
<ul data-start="680" data-end="2198">
<li data-start="1348" data-end="1768">
<p data-start="1351" data-end="1385"><strong data-start="1351" data-end="1383">İlgili Mevzuatta Değişiklik:</strong></p>
<ul data-start="1389" data-end="1768">
<li data-start="1389" data-end="1599">Bu düzenleme, 13 Eylül 2018 tarihli ve 85 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararı ile getirilen &#8220;Türk Parası Kıymetini Koruma Hakkında 32 Sayılı Karar&#8221;ın ilgili maddelerinde değişiklik yapılarak yürürlüğe girmiştir.</li>
<li data-start="1603" data-end="1768">Önceki düzenleme kapsamında menkul satış sözleşmelerinde Türk lirası ile ödeme zorunluluğu getirilmişti. Yeni düzenleme ile bu zorunluluk ortadan kaldırılmıştır.</li>
</ul>
</li>
</ul>
<ul data-start="680" data-end="2198">
<li data-start="1770" data-end="2198">
<p data-start="1773" data-end="1804"><strong data-start="1773" data-end="1802">Uygulama Alanı ve Kapsam:</strong></p>
<ul data-start="1808" data-end="2198">
<li data-start="1808" data-end="1919">Düzenleme, Türkiye&#8217;de faaliyet gösteren yerleşik kişilerin yapacağı menkul satış sözleşmelerine yöneliktir.</li>
<li data-start="1923" data-end="2086">Konut ve iş yeri gibi taşınmaz satışlarına ilişkin sözleşmeler kapsam dışında bırakılmış olup, bu alanlarda Türk lirası ile ödeme zorunluluğu devam etmektedir.</li>
<li data-start="2090" data-end="2198">Kamu kurumları ve belirli stratejik sektörlerdeki sözleşmeler, düzenlemenin kapsamı dışında tutulmuştur.</li>
</ul>
</li>
</ul>
<h3 data-start="2200" data-end="2236"><strong data-start="2204" data-end="2234">3. Düzenlemenin Mahiyeti</strong></h3>
<p data-start="2237" data-end="2408">Söz konusu değişiklik, Türkiye’de döviz ile yapılan ticari işlemlerin önünü açan ve iş dünyasına esneklik tanıyan bir düzenleme olarak değerlendirilmiştir. Bu çerçevede;</p>
<ul data-start="2410" data-end="2989">
<li data-start="2410" data-end="2562"><strong data-start="2412" data-end="2446">İş dünyası açısından etkileri:</strong> İhracat yapan firmalar ve döviz gelirine sahip işletmeler için finansal planlama açısından avantaj sağlamaktadır.</li>
<li data-start="2563" data-end="2758"><strong data-start="2565" data-end="2591">Makroekonomik etkiler:</strong> Dövizle işlem yapma serbestisi, yabancı yatırımcıların Türkiye&#8217;deki ticari faaliyetlerini artırmalarına ve daha güvenli bir iş ortamı oluşmasına katkı sağlayabilir.</li>
<li data-start="2759" data-end="2989"><strong data-start="2761" data-end="2778">Hukuki boyut:</strong> Tarafların sözleşmelerini daha serbest şekilde düzenlemesine olanak tanımaktadır. Ancak, düzenlemenin uygulanmasında tarafların dikkatli olması ve olası kur dalgalanmalarına karşı tedbir alması gerekmektedir.</li>
</ul>
<p data-start="2991" data-end="3346" data-is-last-node="" data-is-only-node="">Sonuç olarak, Hazine ve Maliye Bakanlığı&#8217;nın bu düzenlemesi, Türkiye&#8217;de ticari işlemleri kolaylaştıran ve döviz bazlı ticarete yeniden imkan tanıyan bir adım olarak öne çıkmaktadır. Bu değişiklik, özellikle ithalat ve ihracat yapan firmalar için önemli bir esneklik sağlayarak, ekonomik faaliyetlerin daha akıcı şekilde yürütülmesine katkıda bulunacaktır.</p>
<p><a href="https://yazicipartners.com/yayinlar/doviz-cinsinden-odemeye-izin/">Menkul Satış Sözleşmelerinde Döviz Cinsinden veya Dövize Endeksli Ödemeye Yeniden İzin Verilmesine Dair Düzenleme</a> yazısı ilk önce <a href="https://yazicipartners.com">YAZICI + Partners Avukatlık Bürosu</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İş Yerlerinde Psikolojik Tacizin (Mobbing) Önlenmesine Dair 2025/3 Sayılı Cumhurbaşkanlığı Genelgesi</title>
		<link>https://yazicipartners.com/yayinlar/is-yerlerinde-psikolojik-tacizin-mobbing-onlenmesine-dair-2025-3-sayili-cumhurbaskanligi-genelgesi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[YAZICI + Partners]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 07 Mar 2025 13:24:40 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://yazicipartners.com/?p=2677</guid>

					<description><![CDATA[<p>1. Genelgenin Konusu 6 Mart 2025 tarihli ve 32833 sayılı Resmî Gazete&#8217;de yayımlanan 2025/3 sayılı Cumhurbaşkanlığı Genelgesi, iş yerlerinde psikolojik tacizin (mobbing) önlenmesi, farkındalık oluşturulması ve başvuru mekanizmalarının etkinleştirilmesine yönelik düzenlemeleri içermektedir. Bu genelge ile hem kamu hem de özel sektörde çalışanların psikolojik tacizden korunması ve iş yerinde sağlıklı bir çalışma ortamının tesis edilmesi hedeflenmektedir. [&#8230;]</p>
<p><a href="https://yazicipartners.com/yayinlar/is-yerlerinde-psikolojik-tacizin-mobbing-onlenmesine-dair-2025-3-sayili-cumhurbaskanligi-genelgesi/">İş Yerlerinde Psikolojik Tacizin (Mobbing) Önlenmesine Dair 2025/3 Sayılı Cumhurbaşkanlığı Genelgesi</a> yazısı ilk önce <a href="https://yazicipartners.com">YAZICI + Partners Avukatlık Bürosu</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h3 data-start="108" data-end="138"><strong data-start="112" data-end="136">1. Genelgenin Konusu</strong></h3>
<p data-start="139" data-end="575">6 Mart 2025 tarihli ve 32833 sayılı Resmî Gazete&#8217;de yayımlanan 2025/3 sayılı Cumhurbaşkanlığı Genelgesi, iş yerlerinde psikolojik tacizin (mobbing) önlenmesi, farkındalık oluşturulması ve başvuru mekanizmalarının etkinleştirilmesine yönelik düzenlemeleri içermektedir. Bu genelge ile hem kamu hem de özel sektörde çalışanların psikolojik tacizden korunması ve iş yerinde sağlıklı bir çalışma ortamının tesis edilmesi hedeflenmektedir.</p>
<h3 data-start="577" data-end="609"><strong data-start="581" data-end="607">2. Genelgenin İçeriği</strong></h3>
<p data-start="610" data-end="774">Genelge, iş yerlerinde psikolojik tacizle mücadeleye ilişkin alınması gereken tedbirleri ve uygulanacak mekanizmaları düzenlemektedir. Başlıca hükümler şunlardır:</p>
<ul data-start="776" data-end="2610">
<li data-start="776" data-end="1142">
<p data-start="779" data-end="849"><strong data-start="779" data-end="847">Psikolojik Tacizle Mücadele Kurulu&#8217;nun Yeniden Yapılandırılması:</strong></p>
<ul data-start="853" data-end="1142">
<li data-start="853" data-end="997">Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı bünyesinde ilgili kamu kurumları, sendikalar ve akademisyenlerin katılımıyla bir kurul oluşturulmuştur.</li>
<li data-start="1001" data-end="1142">Bu kurul, politikalar geliştirme, farkındalık artırma, eğitim programları düzenleme ve raporlar hazırlama gibi faaliyetleri yürütecektir.</li>
</ul>
</li>
</ul>
<ul data-start="776" data-end="2610">
<li data-start="1144" data-end="1406">
<p data-start="1147" data-end="1193"><strong data-start="1147" data-end="1191">İşveren ve Yöneticilerin Yükümlülükleri:</strong></p>
<ul data-start="1197" data-end="1406">
<li data-start="1197" data-end="1306">İşverenler, çalışanların psikolojik tacize maruz kalmasını önleyici politikalar geliştirmekle yükümlüdür.</li>
<li data-start="1310" data-end="1406">Çalışanlar arasında temel hak ve özgürlükleri ihlal eden davranışlardan kaçınılması esastır.</li>
</ul>
</li>
</ul>
<ul data-start="776" data-end="2610">
<li data-start="1408" data-end="1654">
<p data-start="1411" data-end="1454"><strong data-start="1411" data-end="1452">Eğitim ve Bilgilendirme Faaliyetleri:</strong></p>
<ul data-start="1458" data-end="1654">
<li data-start="1458" data-end="1559">Kurumlar, çalışanlara yönelik mobbing konusunda bilgilendirici eğitimler düzenlemekle yükümlüdür.</li>
<li data-start="1563" data-end="1654">Çalışanlara, mobbing karşısında haklarını nasıl arayacaklarına dair bilgi verilecektir.</li>
</ul>
</li>
</ul>
<ul data-start="776" data-end="2610">
<li data-start="1656" data-end="1872">
<p data-start="1659" data-end="1687"><strong data-start="1659" data-end="1685">Başvuru Mekanizmaları:</strong></p>
<ul data-start="1691" data-end="1872">
<li data-start="1691" data-end="1872">Psikolojik tacize maruz kalan çalışanlar, kendi kurumlarına veya Kamu Denetçiliği Kurumu, Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu, CİMER, ALO 170 gibi mercilere başvurabilirler.</li>
</ul>
</li>
</ul>
<ul data-start="776" data-end="2610">
<li data-start="1874" data-end="2119">
<p data-start="1877" data-end="1922"><strong data-start="1877" data-end="1920">Soruşturma Usulleri ve Gizlilik İlkesi:</strong></p>
<ul data-start="1926" data-end="2119">
<li data-start="1926" data-end="2001">Mobbing iddialarının araştırılması sırasında gizlilik esas alınacaktır.</li>
<li data-start="2005" data-end="2119">Kurumların itibarı korunacak, gerçeğe aykırı iddiaların önüne geçilecek ve süreçler ivedilikle yürütülecektir.</li>
</ul>
</li>
</ul>
<ul data-start="776" data-end="2610">
<li data-start="2121" data-end="2297">
<p data-start="2124" data-end="2170"><strong data-start="2124" data-end="2168">Toplu Sözleşmelere Yönelik Düzenlemeler:</strong></p>
<ul data-start="2174" data-end="2297">
<li data-start="2174" data-end="2297">İşçi ve memur sendikalarının yapacakları toplu iş sözleşmelerine mobbing karşıtı hükümler eklenmesi teşvik edilecektir.</li>
</ul>
</li>
</ul>
<ul data-start="776" data-end="2610">
<li data-start="2299" data-end="2435">
<p data-start="2302" data-end="2329"><strong data-start="2302" data-end="2327">ALO 170 Destek Hattı:</strong></p>
<ul data-start="2333" data-end="2435">
<li data-start="2333" data-end="2435">Çalışanlara psikolojik destek sağlanması için ALO 170 hattında uzman psikologlar görev yapacaktır.</li>
</ul>
</li>
</ul>
<ul data-start="776" data-end="2610">
<li data-start="2437" data-end="2610">
<p data-start="2440" data-end="2489"><strong data-start="2440" data-end="2487">Önceki Genelgenin Yürürlükten Kaldırılması:</strong></p>
<ul data-start="2493" data-end="2610">
<li data-start="2493" data-end="2610">19 Mart 2011 tarihli ve 27879 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 2011/2 sayılı Genelge yürürlükten kaldırılmıştır.</li>
</ul>
</li>
</ul>
<h3 data-start="2612" data-end="2646"><strong data-start="2616" data-end="2644">3. Genelgenin Mahiyeti</strong></h3>
<p data-start="2647" data-end="3032">2025/3 sayılı Cumhurbaşkanlığı Genelgesi, bağlayıcı bir düzenleyici işlem niteliğinde olmayıp, kamu kurumları ve özel sektör için rehber niteliğinde bir çerçeve belirlemektedir. Genelge ile birlikte, iş yerlerinde mobbingin önlenmesi adına daha etkin bir politika yürütülmesi sağlanacak, farkındalık artırılacak ve mağdurların hak arama süreçleri daha sistematik hale getirilecektir.</p>
<p data-start="3034" data-end="3208" data-is-last-node="" data-is-only-node="">Bu bağlamda, işverenlerin ve kamu kurumlarının, genelgede belirtilen hususlara uygun hareket etmeleri ve mobbingle mücadelede gerekli hassasiyeti göstermeleri beklenmektedir.</p>
<p><a href="https://yazicipartners.com/yayinlar/is-yerlerinde-psikolojik-tacizin-mobbing-onlenmesine-dair-2025-3-sayili-cumhurbaskanligi-genelgesi/">İş Yerlerinde Psikolojik Tacizin (Mobbing) Önlenmesine Dair 2025/3 Sayılı Cumhurbaşkanlığı Genelgesi</a> yazısı ilk önce <a href="https://yazicipartners.com">YAZICI + Partners Avukatlık Bürosu</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Devlet Memurları Kanunu’nun 125. Maddesi Kapsamında Disiplin Cezaları ve Uygulama Süreci</title>
		<link>https://yazicipartners.com/yayinlar/devlet-memurlari-kanununun-125-maddesi-kapsaminda-disiplin-cezalari-ve-uygulama-sureci/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[YAZICI + Partners]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 03 Mar 2025 11:51:38 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://yazicipartners.com/?p=2671</guid>

					<description><![CDATA[<p>Giriş 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 125. maddesi, kamu görevlilerinin disiplin hukukunu düzenleyen en temel hükümlerden biridir. Bu madde kapsamında memurların görevlerini yerine getirirken uymaları gereken kurallar belirlenmiş ve disiplin kurallarına aykırı hareket etmeleri durumunda karşılaşacakları yaptırımlar açıklanmıştır. Bu makalede, disiplin cezalarının türleri, verilme sebepleri, uygulama süreci ve memurların bu cezalara karşı başvurabilecekleri hukuki yollar [&#8230;]</p>
<p><a href="https://yazicipartners.com/yayinlar/devlet-memurlari-kanununun-125-maddesi-kapsaminda-disiplin-cezalari-ve-uygulama-sureci/">Devlet Memurları Kanunu’nun 125. Maddesi Kapsamında Disiplin Cezaları ve Uygulama Süreci</a> yazısı ilk önce <a href="https://yazicipartners.com">YAZICI + Partners Avukatlık Bürosu</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h2 data-start="109" data-end="123"><strong data-start="112" data-end="121">Giriş</strong></h2>
<p data-start="125" data-end="459">657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 125. maddesi, kamu görevlilerinin disiplin hukukunu düzenleyen en temel hükümlerden biridir. Bu madde kapsamında memurların görevlerini yerine getirirken uymaları gereken kurallar belirlenmiş ve disiplin kurallarına aykırı hareket etmeleri durumunda karşılaşacakları yaptırımlar açıklanmıştır.</p>
<p data-start="461" data-end="622">Bu makalede, disiplin cezalarının türleri, verilme sebepleri, uygulama süreci ve memurların bu cezalara karşı başvurabilecekleri hukuki yollar ele alınacaktır.</p>
<hr data-start="624" data-end="627" />
<h2 data-start="629" data-end="680"><strong data-start="632" data-end="678">1. Disiplin Cezalarının Türleri ve Kapsamı</strong></h2>
<p data-start="682" data-end="785">657 sayılı Kanun’un 125. maddesi, disiplin cezalarını hafiften ağıra doğru şu şekilde sıralamaktadır:</p>
<ul>
<li data-start="682" data-end="785"><strong data-start="790" data-end="800">Uyarma</strong></li>
</ul>
<p>Memura, görevinde ve davranışlarında daha dikkatli olması gerektiğinin yazılı olarak bildirilmesidir.</p>
<p>Örnek: Özürsüz veya izinsiz olarak göreve geç gelmek, erken ayrılmak, görev mahallini terk etmek, kurumca belirlenen tasarruf tedbirlerine riayet etmemek, usulsüz müracaat veya şikayette bulunmak.</p>
<ul>
<li><strong data-start="988" data-end="998">Kınama</strong></li>
</ul>
<p>Memurun, görevinde ve davranışlarında kusurlu olduğunun yazılı olarak belirtilmesidir.</p>
<p>Örnek: Verilen emir ve görevlerin tam ve zamanında yapılmasında, görev mahallinde kurumlarca belirlenen usul ve esasların yerine getirilmesinde, görevle ilgili resmi belge, araç ve gereçlerin korunması, kullanılması ve bakımında kusurlu davranmak; görev sırasında amire hal ve hareketi ile saygısız davranmak; devlete ait resmi araç, gereç ve benzeri eşyayı özel işlerinde kullanmak.</p>
<ul>
<li data-start="1169" data-end="1189"><strong data-start="1169" data-end="1187">Aylıktan Kesme</strong></li>
</ul>
<p>Memurun brüt aylığından belirli oranda kesinti yapılmasıdır.</p>
<p>Örnek: Özürsüz olarak bir veya iki gün göreve gelmemek; Devlete ait resmi belge, araç, gereç ve benzerlerini özel menfaat sağlamak için kullanmak; görevle ilgili konularda yükümlü olduğu kişilere yalan ve yanlış beyanda bulunmak; görev sırasında amirine sözle saygısızlık etmek.</p>
<ul>
<li><strong data-start="1362" data-end="1399">Kademe İlerlemesinin Durdurulması</strong></li>
</ul>
<p>Memurun bulunduğu kademede ilerlemesinin belirli bir süre durdurulmasıdır.</p>
<p>Örnek: Göreve sarhoş gelmek, görev yerinde alkollü içki içmek; özürsüz ve kesintisiz 3 &#8211; 9 gün göreve gelmemek; görevi ile ilgili olarak her ne şekilde olursa olsun çıkar sağlamak; amirine veya maiyetindekilere karşı küçük düşürücü veya aşağılayıcı fiil ve hareketler yapmak.</p>
<ul>
<li data-start="1578" data-end="1803">
<p data-start="1581" data-end="1615"><strong data-start="1581" data-end="1613">Devlet Memurluğundan Çıkarma</strong></p>
</li>
</ul>
<p data-start="1581" data-end="1615">Memurun bir daha kamu görevine alınmamak üzere memurluktan çıkarılmasıdır.</p>
<p data-start="1581" data-end="1615">Örnek: Siyasi partiye girmek; özürsüz olarak bir yılda toplam 20 gün göreve gelmemek; savaş, olağanüstü hal veya genel afetlere ilişkin konularda amirlerin verdiği görev veya emirleri yapmamak.</p>
<hr data-start="1805" data-end="1808" />
<h2 data-start="1810" data-end="1858"><strong data-start="1813" data-end="1856">2. Disiplin Cezalarının Uygulama Süreci</strong></h2>
<h3 data-start="1860" data-end="1891"><strong data-start="1864" data-end="1889">a) Soruşturma Aşaması</strong></h3>
<p data-start="1893" data-end="1997">Disiplin soruşturması süreci, memurun işlediği iddia edilen fiilin belirlenmesiyle başlar. Bu süreçte:</p>
<ol data-start="1999" data-end="2329">
<li data-start="1999" data-end="2108"><strong data-start="2002" data-end="2024">İhbar veya Şikayet</strong>: Disiplin soruşturması, ilgili memurun amiri veya şikayet üzerine başlatılabilir.</li>
<li data-start="2109" data-end="2180"><strong data-start="2112" data-end="2127">Ön İnceleme</strong>: Suçlamaların ciddi olup olmadığı değerlendirilir.</li>
<li data-start="2181" data-end="2329"><strong data-start="2184" data-end="2235">Disiplin Amiri veya Kurulunun Görevlendirilmesi</strong>: Disiplin cezasını vermeye yetkili amir veya disiplin kurulu tarafından soruşturma yapılır.</li>
</ol>
<h3 data-start="2331" data-end="2357"><strong data-start="2335" data-end="2355">b) Savunma Hakkı</strong></h3>
<p data-start="2359" data-end="2460">657 sayılı Kanun’a göre, memura disiplin cezası verilmeden önce mutlaka savunma hakkı tanınmalıdır.</p>
<ul data-start="2462" data-end="2659">
<li data-start="2462" data-end="2535">Memura, isnat edilen suçlamalar ve deliller yazılı olarak bildirilir.</li>
<li data-start="2536" data-end="2593">Memura en az <strong data-start="2551" data-end="2582">7 günlük bir savunma süresi</strong> verilir.</li>
<li data-start="2594" data-end="2659">Savunma alınmadan disiplin cezası verilmesi hukuka aykırıdır.</li>
</ul>
<h3 data-start="2661" data-end="2702"><strong data-start="2665" data-end="2700">c) Cezanın Verilmesi ve Tebliği</strong></h3>
<ul data-start="2704" data-end="2934">
<li data-start="2704" data-end="2781">Disiplin cezası verildikten sonra memura <strong data-start="2747" data-end="2778">yazılı olarak tebliğ edilir</strong>.</li>
<li data-start="2782" data-end="2840">Tebliğ tarihinden itibaren cezanın uygulanması başlar.</li>
<li data-start="2841" data-end="2934">Bazı ağır cezalar için <strong data-start="2866" data-end="2931">disiplin kurulu veya yüksek disiplin kurulunun kararı gerekir</strong>.</li>
</ul>
<hr data-start="2936" data-end="2939" />
<h2 data-start="2941" data-end="3001"><strong data-start="2944" data-end="2999">3. Disiplin Cezalarına Karşı Hukuki Başvuru Yolları</strong></h2>
<p data-start="3003" data-end="3090">Memurlar, kendilerine verilen disiplin cezasına karşı hukuki yollara başvurabilirler:</p>
<p data-start="3095" data-end="3113"><strong data-start="3095" data-end="3111">a) İdari İtiraz</strong></p>
<ul>
<li style="list-style-type: none">
<ul data-start="3117" data-end="3302">
<li data-start="3117" data-end="3256">Aylıktan kesme ve kademe ilerlemesinin durdurulması cezalarına karşı yüksek disiplin kuruluna veya üst makamlara itiraz edilebilir.</li>
<li data-start="3117" data-end="3256">İtiraz süresi genellikle <strong data-start="3287" data-end="3299">7 gündür</strong>.</li>
</ul>
</li>
</ul>
<p data-start="3307" data-end="3334">
<p data-start="3307" data-end="3334"><strong data-start="3307" data-end="3332">b) İdari Yargıya Başvuru</strong></p>
<ul>
<li style="list-style-type: none">
<ul>
<li style="list-style-type: none">
<ul data-start="3338" data-end="3613">
<li data-start="3338" data-end="3414">Disiplin cezalarına karşı, idare mahkemelerinde iptal davası açılabilir.</li>
<li data-start="3418" data-end="3488">Davanın açılma süresi, cezanın tebliğinden itibaren <strong data-start="3472" data-end="3485">60 gündür</strong>.</li>
<li data-start="3492" data-end="3613">İptal davası sonucunda cezanın hukuka aykırı olduğu tespit edilirse ceza iptal edilir ve memurun hakları iade edilir.</li>
</ul>
</li>
</ul>
</li>
</ul>
<hr data-start="3615" data-end="3618" />
<h2 data-start="3620" data-end="3666"><strong data-start="3623" data-end="3664">4. Disiplin Cezalarının Sicile Etkisi</strong></h2>
<ul data-start="3668" data-end="4044">
<li data-start="3668" data-end="3775"><strong data-start="3670" data-end="3699">Uyarma ve kınama cezaları</strong>, memurun siciline işlenir ancak belirli bir süre sonra etkisini kaybeder.</li>
<li data-start="3776" data-end="3899"><strong data-start="3778" data-end="3842">Aylıktan kesme ve kademe ilerlemesinin durdurulması cezaları</strong>, memurun terfi ve görevde yükselmesine engel olabilir.</li>
<li data-start="3900" data-end="4044"><strong data-start="3902" data-end="3941">Devlet memurluğundan çıkarma cezası</strong>, memurun kamu görevinden tamamen uzaklaştırılmasını sağlar ve bir daha memur olmasına izin verilmez.</li>
</ul>
<hr data-start="4046" data-end="4049" />
<h2 data-start="4051" data-end="4065"><strong data-start="4054" data-end="4063">Sonuç</strong></h2>
<p data-start="4067" data-end="4401">657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 125. maddesi, kamu görevlilerinin disiplin kurallarını belirleyerek kamu hizmetlerinin düzenli yürütülmesini amaçlamaktadır. Disiplin cezalarının hukuka uygun ve adil bir şekilde verilmesi, hem kamu hizmetinin etkinliği hem de memurların haklarının korunması açısından büyük önem taşımaktadır.</p>
<p data-start="4403" data-end="4748">Disiplin sürecinde savunma hakkı gibi temel güvencelerin sağlanması ve hukuka aykırı disiplin cezalarına karşı etkili başvuru yollarının bulunması, kamu yönetiminde hukukun üstünlüğünün korunmasını sağlar. Memurların disiplin hükümlerini bilmesi, haklarını savunabilmeleri ve idarenin hukuka uygun hareket etmesi açısından önem arz etmektedir.</p>
<hr data-start="4750" data-end="4753" />
<p data-start="4755" data-end="4947" data-is-last-node="" data-is-only-node="">Bu makale, memurların disiplin cezaları sürecini anlamalarına yardımcı olmak amacıyla hazırlanmıştır. Sorularınız veya ek hukuki danışmanlık talepleriniz için bizimle iletişime geçebilirsiniz.</p>
<p><a href="https://yazicipartners.com/yayinlar/devlet-memurlari-kanununun-125-maddesi-kapsaminda-disiplin-cezalari-ve-uygulama-sureci/">Devlet Memurları Kanunu’nun 125. Maddesi Kapsamında Disiplin Cezaları ve Uygulama Süreci</a> yazısı ilk önce <a href="https://yazicipartners.com">YAZICI + Partners Avukatlık Bürosu</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
